Türkiye’de Sanayinin Gelişmesi ve Yapısı

0
260 kez okundu.
views

1. Cumhuriyet Devri Öncesi

  • —Bu devre aile endüstrisi, atölye endüstrisi ve çağdaş endüstri üretim teknikleriyle temsil edilir.
  • —Çağdaş sanayinin temelleri ilk Tanzimat devri ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu zamanında atılmıştır.

1.1. Dokuma endüstrisi

  • Osmanlı devleti kurulmadan önce aynı topraklarda kurulan devletlerde de (Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları vs. )ev ve atölye tipi dokuma endüstrisi devam ettiriliyordu.
  • İpekli kumaşlar: kemha, atlas, kadife ve tafta gibi dokuma türlerinden oluşuyordu. Bunlardan kemha sık ve ağır ipekli dokumalar olup, çok ince dokunmuş parlak ipekli kumaşlara atlas, ipekli karışık ve daha çok perdelik için dokunan kumaşlara da tafta denilirdi.
  • Pamuklu kumaşlar: ipekli kumaşlar kadar önem kazanmamıştır. Beledi denilirdi. Daha çok yatak yüzü, perde ve sedir örtüsü yapımında kullanılırdı.
  • —Başta Bursa merkez olmak üzere, Balıkesir, Diyarbakır, ,Kayseri, Erzurum, Şam, Bağdat gibi birçok merkez, pamuklu ve ipekli dokuma merkezleri durumuna gelmişler ve atölye endüstrisi dokumacılık, Osmanlının birçok merkezine yayılmış ve yaklaşık 19. yüzyıl ortalarına denk etkinliğini sürmüştür.
  • —Atölye endüstrisi veya el dokuması tezgahlarında dokunan kumaşlar, 19 yüzyıl başlarına dek önemlerini ve pazarlarını koruyabilmişlerdir. Çünkü atölye endüstrisi kumaş dokumacılığı, bu yüzyıl başlarında giderek Osmanlı ülkesi pazarlarında dış satımını artıran Batılı ülkelerinin çağdaş endüstri ürünü ucuz kumaşları karşısında, rekabet edemeyerek, binlerce tezgah, zamanla etkinliğini durdurmak zorunda kalmış ve atölye endüstrisi üretim sistemi, kısa zamanda çökmüştür.

1.2. Madeni eşya yapımı

Osmanlı dönemi madeni eşya yapımının en önemli kolu demircilik sanatı idi. Bu etkinlik ev endüstrisi ve atölye endüstrisi üretimi biçiminde sürdürülüyordu. Döveme demir at nalları, nal çivisi, inşaat çivisi, kilit, kapı tokmakları, zırh, kılıç, kama, süngü, bıçak, orak, çapa ve saban demiri; balta, kurşun ve gülle şeklinde idi. Sakarya-Çamdağı, Divriği, Hekimhan, Samoko demir cevheri yatakları işletilmişlerdi.

Madeni sanatlardan, bakır işletmeciliği de büyük önem kazanmıştı. İbrikler, maşrafalar, mangallar, ayna, tepsi, sahan, bu sahanın başlıca üretim ürünleri idi.

Batılı ülkelerinde oluşan çağdaş sanayi, yavaş yavaş ürünlerini Osmanlı Devleti pazarlarına gönderdikçe, tıpkı dokuma endüstrisinde olduğu gibi, demircilik ve bakırcılık endüstrisi ürünlerine güçlü bir rakip doğmuş ve bu sanayi dalları da , yavaş yavaş giderek gerilemiştir.

1.3. Deri işçiliği sanatları

Osmanlı yönetimi döneminde bu alanda üretim gelişmiştir. Hem sivil halkın hem de ordunun kundura ihtiyacı, at donanımlar ve diğer ihtiyaç alanları üretimin giderek büyük önem kazanmasını sağlamıştır.

Ev endüstrisi ve atölye endüstrisi  üretimi şeklinde 19. yüzyılın ortalarına dek sürdürebilmiştir.

Bu tür bir sanat dilimizde saraçlık diye geçmekte ve bu mesleğin geçmişte sürdürüldüğü semtlere saraçhane mahallesi saraçhane sokağı gibi adlar verilmiştir.

Yaklaşık 18. yüzyıl ortalarında batı ülkelerinde önem kazanmaya başlayan sanayi devrimi, çok yavaş tempoyla olsa da Osmanlı Devletine ancak 19. yüzyıl başlarında kısmen etkilemeye başlamıştır. Gelişen batı çağdaş sanayisi seri halde sanayi malı ürünleri daha düşük maliyetlerle Osmanlı ülkesi pazarlarına girerek atölye imalatı ürünlerinin rekabet etmesini önlemiştir. 19. yüzyıl ortalarından başlanarak, batı benzeri, batı ülkeleri sermaye ve tekniğinin desteğinde yerli sanayi tesisleri kurulma yoluna gidilmiştir. Beykoz (Haliç) Çuha Fabrikası ile İslimye Çuha Fabrikası kurulmuştur. Bunları, Hereke Kumaş Fabrikası, Zeytin burnu Dokuma Fabrikası, Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası, Tophane Fabrikaları kurulmuştur.

  • Sultan Abdülaziz devrinde Sanayi Islah Komisyonu oluşturuldu. Bu komisyonda saptanan ve alınması gereken önlemler ;
  • Esnafın katılımıyla değişik sanayi dallarında yatırım yapacak şirketler kurulması;
  • Kurulacak şirketlere sermaye sağlanmasının kolaylaştırılması;
  • İstanbul başta olmak üzere, ara eleman sağlanmasına yönelik sanayi okullarının kurulması;
  • Üretilecek sanayi mallarının, sağlam olmasına dikkat edilmesi;
  • Dış alımı yapılan sanayi mallarına uygulanan % 5’lik gümrük vergisinin, mutlaka yükseltilmesi gibi.

Sanayi üretim sektöründeki gelişmelerin saptanmasına yönelik başlıca parametreler, öncelikle bu üretim alanında etkinlik gösteren sanayi iş yeri sayısı, sanayi iş kolları, sanayi iş gücü sayısı, kullanılan enerji kaynaklarına göre tüketim, ham madde tüketimi, oluşturulan katma değer, sektörün ulusal gelirdeki payı gibi ölçütler olarak sıralanabilirler.

Bu tür niteliklerin saptanması sanayi iş yeri sayımların yapılmasını gerektirir. Bu konudaki ilk  sayımlar, 1913 ve 1915 sanayi iş yeri sayımları olup elde edilen sonuçlar 1917’de yayımlanmıştır. Sanayi iş yerleri, derlenen veriler esas alınarak başlıca sekiz gruba ayrılmışlardır: bunlar gıda, toprak, deri, ağaç işleri, dokuma, kırtasiye, kimya ve madeni eşya olmak üzere sekiz sanayi kolu teşkil ediyordu.

Tablo 1: İlk sanayi iş yeri sayımlarına göre sanayi iş yeri sayıları.

Yıl 1913 1915
İş yeri sayısı 269 282

 

Tablo 2 : Osmanlı devri 1915 sanayi iş yeri sayımı ve kolları

İş kolları İş yeri sayısı Toplam %’si
Toplam 282 100.0
Gıda 78 27.7
Dokuma 78 27.7
Kırtasiye 55 19.5
Kimya 13 9,6
Ağaç işleri 24 8.5
Toprak 21 7.4
Deri 13 4.6

 

—Tablo 3 : Osmanlı devri 1913 ve 1915 sanayi sayımı iş kolları iş gücü.

Sanayi iş kolları 1913 %’si 1915 %’si
Toplam 16 975 100,0 14 060 100,0
Dokuma 7 765 45,7 6 763 48,3
Gıda 4 281 25,2 3 916 27,8
Kırtasiye 1 897 13,9 1 267 9,0
Deri 930 5,7 1 270 9,0
Ağaç işleri 705 4,1 377 2,7
Toprak 980 5,7 336 2,3
Kimya 417 2,4 131 0,9

Gerek 1913 gerekse 1915 sanayi iş yerleri sayımlarının, ilginç ve düşündürücü ortak yönü, iş yerlerinin mülkiyetinin, dolayısıyla da sermayenin,  % 85 gibi yüksek bir payının, yabancı yatırımlar tarafından elde tutulması idi.

Tesislerin sadece % 15’i Türk girişimcilere aitti.

Bu sayımların ortaya çıkan bir diğer özellikle de yerli endüstirinin ürettiği malların iç ihtiyacı karşılamaktan bile çok uzak bulunması idi. Teşvik-i Sanayi Yasası’nın sanayimiz üzerinde geliştirici bir takım etkiler yaptığı anlaşılmaktadır. Çünkü Eldem’in değerlendirmeleri, 1921’de yapılan sanayi iş yerleri tespitinde, Anadolu kentlerinde 33 bine yakın sanayi iş yeri bulunduğunu, bunlarda 70 bini aşkın bir iş gücü çalıştığını ortaya koymaktadır.

  Tablo 4: Osmanlı devri 1921 sanayi iş yeri sayımı ve iş kolları

Sanayi iş kolu İş yeri İş gücü İş gücü %’si
Toplam 32 991 70 208 100,0
Dokuma 20 57  35 316  50,3
Deri işleme 5 347 17 964 25,6
Madeni eşya 5 273 8 021 11,4
Gıda 1 273 3 612 6,4
Ağaç işleri 704 3 612 5,1
Kimya 337 802 1,2

 

Osmanlı devletinin sanayisinin gelişememesi ve atölye endüstrisinin kapanmalarını etkileyen etmenler :

Dış borçlar ve genel borçlar yönetimi

  • —Ülke dış ticareti 17 yüzyıl başlarında açık vermeye başlamıştır.
  • —Avrupa’da meydana gelen 1848 ekonomik krizin Devlet maliyesine olumsuz etkilenmesi ve bu devredeki savaşların zorunlu giderlerini finanse edebilmek için, Osmanlı Devleti Batı ülkelerinden borç almak zorunda kalmıştır.
  • —İlk borçlanma Kırım savaşı nedeniyle Fransa ve Büyük Britanya’ya oldu.
  • —Borçlanma koşulları çok ağır olup; Mısır eyaletinin vergi gelirleri, İzmir-Suriye ve İstanbul gümrüklerinin gelirleri, sancakların öşürleri, ipek, zeytinyağı, tütün ve tahıl aşarları, ağnam vergileri, alınan borçlar için karşılık gösterildi ve ipotek altına alındı.
  • —Borçların tahsili için Düyunu Umumiye Yönetimi kurulmuştur.
  • —Osmanlı devrinden Cumhuriyet devrine, faiziyle birlikte 107 528 461 altın lira borç çıkarıldı.1933 antlaşması yapılarak borç tutarı 79,5 milyon liraya düşürülmüş ve Devlet borçları taksitler biçiminde ödenmiştir.

—

Kapitülasyonlar

  • —Osmanlı imparatorluğu devrinde yabancı uyruklulara tek taraflı ve herhangi bir yaptırım ya da kurala bağlı kalınmaksızın karşılıksız olarak verilmiş, veya antlaşmalar gereği tanınan hak ve ayrıcalıklar anlamına gelir.
  • —Ticareti canlı tutmak için ilk imtiyazlar Venedikli tüccarlara verilmişti. Bu imtiyazlar padişahlar değiştikçe yenilendi.
  • —Venediklilere verilen imtiyazlar daha sonra Fransızlara da tanındı. İmtiyazlarla Fransa doğu ticareti faaliyetlerinden büyük gelir elde etti.
  • —Söz konusu bu ayrıcalıklar zamanla birçok ülkeye de tanınmıştır.
  • —Osmanlı Devleti kapitülasyonlarla ekonomik özgürlüğünü yitirmiş, teslimiyetçi politikaları kabul etmek zorunda kalmıştır. Çünkü kapitülasyonların en yıkıcı yönü, bir yabancı devletin uyruğunda, ya da bir devletin himayesinde olup da, Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan ve yabancı bir devletin himayesinde bulunanlara, hukuk imtiyazları, ticaretle ilgili imtiyazlar, yönetimle ilgili imtiyazlar ve muafiyetler getirmiş olmalarıdır.
  • —Osmanlı yönetimi kapitülasyonların ülke ekonomisine verdiği zararı anlamakta gecikmedi.
  • —İstiklal savaşı sonrasında imtiyazlar ve kapitülasyonlar bütünüyle kaldırılmıştır.

2. Cumhuriyet Devrinde Sanayi

2.1. Sanayide Planlı Devre  Öncesi

—Cumhuriyet devrine Osmanlı yönetiminden hemen her sektörü çökmüş bir ekonomi kalmıştır. Ekonomik hayat basit tarım tekniklerin egemen olduğu, geri bir tarım ekonomisi durumunda idi.

—Borçlanma, kapitülasyonlar ve duyunu umumiye gibi yıkıcı etmenler ulusal ekonomi her sektörde çökmüştü. Ülkeyi bu  ekonomi durumundan kurtarmak ve gelişimi için köklü bir takım önlemler almak gerekiyordu.

—Bu önlemleri saptamak üzere İzmir İktisat Kongresi düzenlendi. Tarım, sanayi, ticaret, çalışma, eğitim, ulaşım gibi hemen bütün sektörlerin temsilcileriyle 15 şubat 1923 tarihinde başladı.

Alınan iktisadi sözleşme kararları 

Gümrüklerde korumacılık :

  • Ülkede üretilen sanayi mallarının, dış alımı yoluna gidilmemeli dış alım yapılması durumunda ağır gümrük vergileri konulması yoluyla dış alıma engel olunması
  • —Sanayi için gerekli olan ve ülkemizde bulunan ham maddelerin, ağır gümrük vergileri yoluyla dış alımın önlenmesi
  • —Sanayi yatırımları için gerekli makine ve aksamının, dış alımının gümrüksüz yapılması

Endüstriyi teşvik yasası :

  • —Ön görülen vergi başlıklarının (muafiyet) uygulamaya konulması
  • —Devletin sanayi yatırımı yapanlara 5 dekara kadar büyüklükteki arsayı karşılıksız sağlaması
  • —Vergi muafiyetinin sadece Türk girişimcilere tanınması ve bu alanda kurulacak şirketlerin, sermayelerinin, en az % 75’lik payının Türk girişimcilere ait olması
  • —Tanınan kolaylıkların süresinin 25 yıla çıkarılması
  • —Memur, asker ve bütün ailelerin, yerli malı kullanmasının zorunlu duruma getirilmesi

—

Yollar ve ulaşım araçlarında özel tarife :

  • —Acilen kara yollarının yapımı, onarımı ve geliştirilmesi
  • —Deniz yolu ve demir yollarında, yerli sanayi ürünleri ile sanayi ham maddelerinin taşınmasında indirimli tarifeler uygulanması

Sanayi bankası :

  • —Sanayi yatırımcılara kredi sağlamak amacıyla bir sanayi bankası kurulması
  • —Ziraat bankası dışında kalan bankaların bu sektöre de kredi açması kolaylığının getirilmesi

Sanayi eğitim ve öğretimi :

  • —Sanayi meslek okullarının açılması
  • —Sanayi çıraklık okullarının açılması
  • —Ustalık kurslarının açılması

Sanayi odalarının kurulması : Bu günkü adı ticaret ve sanayi odası olup 1950’de kurulmuştur.

1927 sanayi ve iş yeri sayımı gerek iş yeri gerekse çalıştırılan iş gücü sayısı bakımından özellikle 1921 sanayi ve iş yerleri sayımına göre, dikkat çekici bir artış göstermiştir. Bunda 1921 sayımı Türkiye’nin işgal yerlerini içermiyordu. Sayımın bir diğer üstünlüğü sadece atölye ve fabrika yerleri değil, ev endüstrisi iş yerlerini de içermiş olmasıdır.

      Tablo 5: 1927 sanayi ve iş yerleri sayımına göre iş yeri-iş gücü sayısı durumu.

İş kolları İş yeri % si İş gücü % si
Tarıma dayalı sanayi 28 439 43,9 110 480 35,2
Madeni eşya ve makine 14 752 22,6 33 866 13,2
Dokuma 9 353 14,3 48 025 18,7
Ağaç işleri 7 896 12,1 24 264 9,4
İnşaat 2 877 4,4 12 345 4,8
Kimya 697 1,0 3 107 1,2
Maden çıkarımı 556 0,8 18 932 7,3
Kağıt ve basım 348 0,5 2 792 1,0
Diğer 327 0,4 3 044 9,2

 

2.2. Sanayide Planlı Devre

Sanayide planlı devre, Birinci Sanayi Planı ve İkinci Sanayi Planı gibi iki önemli planın yürürlüğe konulmasıyla Atatürk dönemi kalkınma hamleleri arasında yer alır.

1930 Sanayi Kongresi toplantısında ulusal bir sanayileşme yatırım politikası uygulanması kararlaştırılmıştır. Bu bağlamda on yıllık bir yatırım planının saptanması ve bu tesisleri inceleyip denetleyen, merkezi bir teşkilatın kurulması gibi iki önemli ilke kararı alınmıştır.

Bu bağlamda 10 yıllık yatırım programının ilk beş yıllığı Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı adıyla karma ekonomik sistem, devletçilik ilkesi ve modeli olan plan 1933 de yürürlüğe girmiştir.

Dokuma endüstrisi : pamuklu ve yünlü dokumalarla kenevir lifi dokumacılığı içerir. Geliştirme görevi Sümerbank kuruluşuna verildi.

Maden endüstrisi :demir-çelik, kok fabrikası, bakır izabe tesisleri ve kükürt endüstrisi dallarını içerir.

Kimya endüstrisi:  yapay ipek, kok, gül yağı, kibrit, süper fosfat dallarını içerir.

Toprak endüstrisi : seramik, şişe ve cam ve çimento endüstrisi alanlarını içerir.

Selüloz ve kağıt endüstrisi : İzmit’te kurulacaktı. Uzun yıllar üretim yaptıktan sonra faaliyeti durdurulmuştur.

Süngercilik : Bodrum açıklarında geliştirilecekti. Uzun yıllardan beri üretim sürdürülmektedir.

Birinci beş yıllık sanayi planı yatırımları başarılı sonuçlar verince, 1935’te  İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandı ve 1936 da yayımlandı.

Bu plan öncekine göre daha ayrıntılı düşülmüş olup 100 den fazla sanayi tesisi kurulmasını ön görmesi yanında; madencilik, enerji yatırımları, ulaşım ve elektrifikasyon yatırımları gibi sanayi alt yapı yatırımlarına da ayrıca önem verilmiştir.

Ön görülen madencilik yatırımları :

  • Şark kromları veya Guleman ve çevresi kromit cevherleri işletmeye açılacak, bölgede yıllık işleme kapasitesi 100 bin ton olacak.
  • Ergani, Kuvarshan ve Murgul bakır cevheri işletmeye açılacak, Ergani’de üretim 7,5 bin ton ve Murgulda ise 7 bin ton üretim yapılacaktı.
  • Karabük’te kurulacak demir-çelik tesislerinin ihtiyacı karşılamak üzere yıllık demir cevheri üretimi 400 bin tona çıkarılacaktı.

Ön görülen sanayi yatırımları :

  • Zonguldak ve diğer kömür havzası yakınlarında kok fabrikaları kurulacak.
  • Çimento, tuğla ve ateş tuğlası fabrikaları kurulacak.
  • Ankara, İzmir ve İstanbul gibi büyük tüketim merkezlerinde ekmek fabrikaları kurulacak.
  • Gıda endüstrisinde Ayvalık’ta rafine zeytinyağı fabrikaları, Trabzon’da et kombinası kurulması ön görülmüştür.
  • Denizciliğin geliştirilmesi için, gemi inşaatı, liman inşaatı, liman ve kıyı fenerleri, şamandıralar…. İnşa edilecek su ürünleri işleme tesisleri kurulacak.

—İkinci beş yıllık kalkınma planı stratejileri çok önemli olmakla birlikte 1939 da büyük ölçüde yürürlükten kaldırılmıştır. Bunda Atatürk’ün ölümü ve ikinci dünya savaşının etkileri vardır.

1947 Türkiye İktisadi Kalkınma Planı hazırlandı. Model olarak topyekun kalkınma esasına dayanır.

—Ereğli – Zonguldak maden kömürü havzasında üretimin artırılması, aynı şekilde linyit kömürü havzalarının üretimi artırılması.

—Demir-çelik, çimento, tekstil, tütün ve şeker endüstrisinin geliştirilmesi.

—Pamuklu, yünlü, rayon ile kenevir- keten dokumacılığı olarak dokuma endüstrisini dört dalda geliştirilmesi

—24 yerde tütün bakım ve işleme atölyeleri, 44 yerde ise alım ve depolama ambarları yapılacaktır.

Söz konusu bu planda ön görülen yatırımların hepsi gerçekleşememiştir. Bunda S.S.C.B. nin kötü emelleri en önemlisidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here