Türkiye’de 1950-1980 Dönemi Kentleşme Hareketleri

0
1.361 kez okundu.
views
  • 1950’yi izleyen yıllar Türkiye’de kentleşmenin çokhızlandığı bir dönemdir. Söz konusu dönemde, biryandan mevcut kentlerin nüfusu hızla artarken,diğer yandan da, çok sayıda yerleşme nüfuslanarakkent statüsü kazanmıştır.
  • 1950 dönemindengünümüze kadar gerçekleşen kentleşme hareketleribir bütün olarak ele alındığında kentleşmenincoğrafi veya bölgesel boyutu, kentleşmedinamikleri gibi konularda bazı temel saptamalaryapmak da mümkündür.
  • Kentleşmenin 1950 sonrasında kaydettiği artışabakıldığında, öncelikle bu nüfusun ülkebütünündeki olağanüstü artışına dikkat çekmekgerekmektedir. 1950’de ülkede idari ölçüte görekent kabul edilen yerleşmelerde 5.244.337 kişiyaşarken, bu rakam 1980’de 19.645.007’eyükselmiştir. Başka bir ifadeyle, kentlerde yaşayannüfus % 25’ten, 1980’de % 43,9’a yükselmiştir.
  • 1927’den 1950’ye kadar geçen sürede %24’ten ancak % 25’e çıkan kentsel nüfus oranının,daha 1955 yılında % 29, 1960’ta ise % 32’lerdüzeyine çıkması, 1950 sonrasında kentleşmeninkazandığı ivmeyi açıkça göstermektedir.Kentsel nüfustaki artışı ifade eden bir diğer bulguda, hiç kuşkusuz, kentsel nüfusun artış oranıdır.
  • İlknüfus sayımının yapıldığı 1927 ile 1950 arasındakisayım dönemlerinde kentsel nüfusumuz, binde 15-27 arasında artarken bu oran 1950-1980 arasındakisayım dönemlerinin özellikle başlarında binde 50-55’ler düzeyinde seyretmiştir.
  • İkidönemde; 1927-1950 arasındakentsel nüfus % 59; 1950-1980 döneminde ise %275 artmıştır. İdari ölçüte göre olan bu artış,10.000+ nüfuslu kentler dikkate alındığında da %284’tür.
  • 1950-1980 dönemindeki kentleşme hareketlerinibir önceki dönemden ayıran en önemli fark,kentlerin doğal nüfus artışından çok kırsal alandankentlere yönelik göçlerle büyümeleri olmuştur.
  • Nitekim 1950 öncesi dönemde toplam ve kentselnüfus artışları arasında belirgin bir farkbulunmazken, 1950’den sonra kentsel nüfusartışının toplam nüfus artışını bir hayli geridebıraktığı gözlenir.
  • 1950’de binde 21,7 olan toplamnüfus artışı, 1955 ve 1960 yıllarında binde 27-29arasında gerçekleşmiştir. Buna karşılık, 1950’debinde 22,5 olan kentsel nüfus artışı, 1955 ve1960’ta sırasıyla binde 55,6 ve binde 49,2 gibiyüksek bir düzeye ulaşmıştır.
  • Dönemin başında ülkenüfusunun % 75’inin kırsal alanlarda yaşadığıülkemizde, tarım kesiminde meydana gelendeğişmeler, bu büyük kitlenin yer değiştirmekararlarını önemli ölçüde etkilemiştir.
  • Budönemde, savaş öncesinde iç pazarlarla sınırlı ülkeekonomisinde, özellikle tarımsal mekanizasyonaağırlık verilerek dışa açılma süreci başlatılmıştır.
  • Tarımda bir yandan hızlı bir modernizasyongerçekleştirilirken, bir yandan da demiryoluağırlıklı bir ulaşımdan karayolu ağırlıklı bir ulaşımsisteminin geliştirilmesi için önemli adımlaratılmıştır.
  •  Böylece yerel pazarlariçin sınırlı üretim yapılan bir yapıdan ulusal veuluslararası pazarlar için üretim hedefleyen biryapıya doğru geçilmeye başlanmıştır.
  • Tarımsal alanda ortaya çıkan bu değişimlerin yanısıra, yüksek doğum ve ölüm hızları nedeniyledüşük oranda gerçekleşen nüfus artışı yerine, tıpteknolojisinin yaygın halk sağlığı programları ilekullanılması sonucu ölüm hızı gerilemiştir.
  • Böylece yüksek bir nüfus artışının egemen olduğubir dönem yaşanmaya başlanmış ve kırsalkesimdeki hızlı nüfus artışı, makineleşmenin etkisive toprak dağılımındaki dengesizlikler, 1950’densonra kırsal nüfusu kentlere iten temel faktörlerolmuştur.
  •  Bu dönem öncesindeyalnız başkent Ankara’da yaşanan yıllık % 6’lıknüfus artış hızı, Türkiye’nin tüm büyük kentlerindeyaşanmaya başlamıştır. Kırsal kesimde, 1950’denitibaren ortaya çıkan bu gelişmelere karşılık, yineaynı tarihten itibaren Türkiye’nin hızlı birsanayileşme içine girmesi kentleşme hareketlerinde”çekici faktörler” olarak bilinen koşullarıhazırlamıştır.
  • Bu tarihten sonra gerçekleştirilensanayi yatırımlarının genellikle büyük kentlerdekurulmaları kırsal nüfusun başta İstanbul, Ankara,İzmir ve Adana gibi büyük kentlere göç etmelerineneden olmuştur.
  • 1950’den itibaren hızlanan kentleşme, 1960-1970döneminde de devam etmiştir. 1960’ta 8.859.731olan kentsel nüfus, binde 43,5’lik artışla 1970’te13.691.101’e yükselmiştir. Bu artışa bağlı olarakkentsel nüfusun toplam nüfus içindeki payı %31,9’dan % 38,5’e ulaşmıştır.
  • 1950-1960döneminde, binde 52,4 olan kentsel nüfus artışı,1960-1970 döneminin ilk yarısında binde 39,7’yegerilemiş, 1965-1970 döneminde ise binde 47,3’eçıkmıştır.
  • 1960-1970 döneminde kentsel nüfus artışındagörülen bu azalmada, özellikle kırsal kesimin iticigücünde bir zayıflamanın etkisi bulunmaktadır. Budönemde kırsal alandan kaynaklanan göçlerde,nüfus baskısının bir ölçüde de olsa azalması,destekleme alımlarının uygulanması ile gelirartışının yaşanması kentlere yönelik göçleri az daolsa frenleyen bir etki yapmıştır.
  • Kentleşmenin yavaşlamasında rol oynayan ikincifaktör de, başta Almanya olmak üzere Avrupaülkelerine yönelik işçi göçlerinin kırsal nüfus içinayrı bir seçenek oluşturmasıdır. ÖzellikleAlmanya’nın niteliksiz işgücü talebinin, Türkiyeiçin önemli bir pazar oluşturması, ülke içindekikentlere göç edeceklerin önünde yeni bir alternatifoluşturmuş ve bu talep 1970’li yılların ortalarınakadar resmi kanallar aracılığı ile sürmüştür.
  • Nitekim 1961-1971 yılları arasında resmi yollarlayurt dışına gönderilen işçi sayısı 569.238’dir
  • 1970-1980 dönemi, ülkemizde 1950’den sonrakentleşme hızının en düşük düzeye indiği birdönemdir. 1950-1960 döneminde binde 52,4,1960-1970 döneminde binde 43,5’lik bir artışgösteren kentsel nüfus ele alınan dönemde binde36,1’e düşmüştür. Nüfus artış hızındaki bugerilemeye karşılık, mutlak olarak artmaya devameden kentsel nüfus 1980 yılında 19.645.007’yeulaşmıştır. Buna bağlı olarak kentsel nüfusuntoplam nüfus içindeki payı % 43,9’a yükselmiştir.
  • 1970 sonrasında kalkınmahızının düşmesi, yatırımların durma noktasınagelmesi ile yaşanan ekonomik bunalımlarsonucunda, tarım dışı sektörlerin işgücü talepleriönemli oranda azalmıştır. Ekonomikolumsuzluklara ek olarak, kentlerdeki altyapı,konut ve kamu hizmetlerinin artan nüfus baskısı ileyetersiz bir konuma gelmesi, kentleşme sürecindebir yavaşlamanın ortaya çıkmasına neden olmuştur.
  • 1960’lı yıllardan sonra benimsenennüfus artışını azaltmaya yönelik çabalar ve kentselyaşama özgü doğurganlık eğilimlerinin yavaş da olsa benimsenmesi demografik etkenlerarasında sayılabilir.
  • Kentlerdeki nüfus artış hızını etkileyen bufaktörlere karşılık, kırsal nüfusun yaş yapısındagöçler nedeniyle oluşan yaşlı nüfus lehinegelişmeler de kırsal alanda geçmişteki yükseknüfus artışlarını engellemiştir.
  • Ayrıca, 1960’lıyılların başında ortaya çıkan ve giderek çok dahageniş kitleleri ilgilendiren yurt dışına yönelik göçolanakları da, kırdan kopan nüfus için alternatifolmaya devam etmiştir. Bunun yanı sıra, bugöçlere kentlerden de katılanların olmasıkentleşme sürecini yavaşlatan bir başka unsurolmuştur.

Derleme: Bawer

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here